7 Haziran 2009 Pazar

MMORPG

MMORPG. Massive Multiplayer Online Role Playing Game. Devasa online rol yapma oyunu. Ve şimdi yeni bir çağın kıyısında! Herkes WoW, ultima Online, Knight Online laflarını mutlaka bir yerlerden duymuştur. Artık küçük kuzenim bile bir şekilde bu MMORPG dünyasının içinde. Uzun süredir (4-5 yıldır) oyuncuyu farmlamaya dayalı oyun piyasası artık oyuncuyu içerik ile çekmeye çalışıyor. Ve bu oyunların bir kısmı henüz çıktı ya da bir kısmı 2009-10 yıllarında çıkmayı bekliyor.

Kendim adına MMORPG geçmişim 2004 yılına dayanıyor. Eminim daha eski olan milyonlarca insanlardan birisi de şimdi okuyanlar arasındadır. Tabi amacım sidik yarıştırmak değilse de bunu MMORPG olunca okunabilmek için ufak çaplı da olsa bir kariyere sahip olmak gerekiyor.

2008 yılında Age of Conan ve Warhammer Online piyasaya çıkmadan bir çok forumda tartışmalar çıkmıştı bile. Oyunlar piyasaya çıkmadan önce benzer 'yenilikler' vaat etmişti. Bu savaştan şimdiye Warhammer Online (WHO) sağ kalabildi. Bunun yanında elbette yeni rakiplerin piyasada olmaması da byüük bir avantajdı.

Ancak istenilen fikir gerçekleşti. MMORPG'nin massive adına yakışan MASSIVE PVP savaşları. Bu iyi-kötü Ultima Online'da görülmüş bir özellik olsa da günümüz teknolojisi ve yeni oyuncunun bilmediği bir şey olması da ayrı bir hikaye. Kale savaşları (Guild Wars'tan ve bir kaç ücretsiz oyunda da bulunan), oyunculardan düşen kıymetli eşyalar, şehir savunmaları ve farklı level düzeyleri (pvp ve pve levelleri örneğin).

Oysa biz oyuncular artık item/level up! döngüsünden sıkılmadık mı? Kendi adıma konuşmak gerekirse bu düzenin beni baymasından en az 2 sene geçti. Artık mecburiyet dolayısıyla level kasıyorum. Hayatımda iğrendiğim başka bir kelime de olamaz. Sonuçta her hangi bir oyunda biraz bile olsa map editorleri ile uğraşmış bir insan için MMO dünyaları yeni bir harita, farklı skill ikonları, bir kaç farklı efektten başka bir şey sunamıyordu. Ve yeni nesil günden güne standartlaşıp, yaratıcılık ve düşünge gücünü kaybediyordu. Yapılan oyun seçimleri daha çok grafiksel (sanatsal demek istemiyorum burada) tasarımları beğenmeye ve arkadaşlar ile ortak karar vermeye göre şekilleniyordu.

Oysa bizim bu sert savaş kokan dünyalarda yaşarken götümüzün üç buçuk atması gerekiyor, değil mi? Değil. Çünkü oyun yapımcıları, müşterilerinin oyunda kaybetmesini istemiyor. Bir şey kazanıcaksan bugün olmasa da yarın kesin! O item senin olacak merak etme. Bir şey düşecekse senden, bu zaten senden olmayacak! Oyundaki heyecan? Kestim, kesemedim, setin son parçası düştü, düşmedi...

Peki o her zaman bir ütopya olarak istenen (full loot, full pvp'ye birazdan değineceğim) brutal, paslı ve kirli karanlık dünyaya ne demei? Malesef bu dünyanın da Age of Conan ile ütopya olarak kalacağına karar verdim. Kendim bile oyunu çıkmadan 6 ay öncesinden takip etmeme rağmen, hatta bu karanlık dünyanın fanboyu olmama rağmen gerçekler acıymış, öğrendim. MMORPG'lerin en önemli unsuru/özelliği uzun soluklu olmasıdır. Karakterimizin yaşamasını isteriz. Güzel bir hikaye ile yalnız kalmak herkes için sıkıntı oluşturmayabilir, bazıları MMO dünyasında bile olsa tek başına takılmayı tercih edebilir. Ki uzun süre ben de böyle bir deneyim yaşamıştım. Ama 7/24 paslı ve karanlık ortamlarda kalmanın insanı eğlendirmeyeceği kesin. En azından yadırgamıyorum sonuçta Age of Conan, black metalin doğduğu Norveç topraklarından çıkma bir eser.

Ne var ki oyun oynayan herkes Norveçli değil. Sanırım bu eleştiriden benim, geniş alanları, dümdüz yeşil ovaları, ferah ormanları ve genelde 'iyi' tarafta yer aldığımı düşünmek güç değil. Elbette pas, kir çamur güzel ama insan MMO oynarken içinin açılmasını istiyormuş. Ben de yeni anladım. Ben oyuna eğlenmek için bakıyorum. Evet oyun benim gerçek hayattan kaçış noktam. Peki günde 2-3 saat oyun oynayabiliyorken neden canımı sıkayım?

MMORPG Oyuncu Kitlesi
İşte MMORPG oyunlarının en basit ayrım noktası ve can sıkıcı kısmı, oyuncu kitlesi. Siz ne kadar iyi oynarsanız oynayın yanlış taraftaysanız, kaybetmeye mahkumsunuz. Bu yazıyı yazarken Warhammer Online oynuyordum. Hatta ikinci karakterime de başladım. Şimdi düşünüyorum WHO biraz daha casual kaçıyor diğer büyük oyunlara göre. (Bknz diğer oyunlar : WoW)

Casual kitle son zamanlarda giderek arttı, yapımcılara takla attıran kesim de onlar zaten. Casual kesim ve müşteri her zaman kazanmalı mantığı oyunları etkileyen en önemli faktörler. Bir oyunda 'full loot ve full pvp' yoksa bilin ki bu kesim dolayısıyla. Yazn çiziyoruz. Oyunun mekaniği, hikayesini, kapsamını değişmesine sebebiyet veriyoruz. Oysa ki hemen hemen her oyunda PVP, PVE serverları ayrılıyor. PVE olmayacak oyuna pve sokmaya çalışmak, PVP'nin imkansız gibi görünen hikayelerde zorla PVP denemeleri hep farklı kesimleri de tabiri caizse çekme aracı (bknz : LotRO). Dünya'da sadece 2 oyun olsaydı ve biri casual pve kitlesine diğeri de hardcore pvp kitlesine hitap etseydi acaba tartışmalar nasıl şekillenirdi? Mutlu olur muyduk o zaman. Cevap basit. Asla.

Kimbilir kaç milyon kişi oynuyor bu oyunları ve gidip bakın şimdi, forumlarda yine aynı sohbetler. Aynı oyunu oynamak isteyen iki kişiden biri loot ister diğeri istemez. Biri gank! diye ağlar öteki nihahaha! atar... Nerede olursa olsun birileri mutlaka eziliyor ya da en azından istediğini alamıyor diyelim.

Garibim hardcore kesime oluyor olan. Ki ben onları günde 6-7 saat online olan, olamadığı zaman oyun konuşan, forumlarda 'yanlış' tartışmalara dalmaya müsait kişiler olarak tanımlıyorum. Onlar hiç bir zaman gerçekten istediklerini elde edemiyorlar. Onların mükemmelliyetçi yapıları diğerleri karşısında öne taşısa da bir yerde yalnız kalmalarına neden oluyor ve bu oyunlar insanlar ile oynandığından ve insanlardan koptuklarında salt başarıya odaklanmak zorunda kalıyorlar. Bu başarı da bugüne kadar item/title üzerinden döndüğünden tam bir tatmin duygusu yakalamıyorlar. Kimi şanslılar World First yapıp bir süre gurur duyacakları şeylere sahip olabiliyor. Ama gerçekten bu item ve title konusu MMORPG'nin özü müdür sizce?

Konu biraz karışık. İşin içinde insan ve davranışları var. Piyasada ise binbir çeşit fabrikasyon olarak çıkmış oyuncu sömürmeye yönelik oyun var. Bu iş sadece 'oyun' diye bakılacak bir şey değil. Milyonlarca insan her ay günlük eğlencesi için para ödüyor, bu rakama göre küçük bir kesim ise 'oyunda çalışarak' para kazanıyor. Her yeni oyunda karşımıza çıkan altın/para satıcılar. İşin bu kısmına diyecek bir şeyim yok, serbest piyasada herşey satılabilir sonuçta, burası olayın ekonomik boyutu, ben 'oyun' kısmıyla ilgileniyorum.

Yaratıkları Kestin Mi? Kestim Ya Şimdi? Al Şimdi Uzaylısını Kes!
MMORPG. Massive Multiplayer Online Role Playing Game. Bir çok oyuncu var. Yazının başından beri okuyan konu ile ilgisiz olanlar bile öğrenmiştir. Peki bu oyunların en popülerleri ne üstüne kurulu? Çoğu hiç bir uğraş gerektirmeden 'can veren' (komik geldi şimdi) milyonlarca yaratık kesip level cap'e dayanmaktan. Vav, çok süpermiş. (Çocukluk yapma hakkım olsun değil mi azıcık?) Gerçekten oynamaya doyulmaz. Bir de klavyeden 2 ile 3'e basmaya doymuyorsanız keyfinize diyecek yok.

Teşekkürler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder